Senetteki İmza Bana Ait Değil: İmza İnkârı, İtiraz Süreci ve İspat
Hiç imzalamadığınız bir bono için icra takibi başlatıldığını öğrenmek, kısa sürede doğru adımı atmayı gerektiren bir durumdur. Kambiyo senetlerine dayalı takiplerde süreler kısa, sonuçlar ağırdır. Bu yazıda senetteki imzanın inkârı hâlinde izlenecek yolu, icra mahkemesindeki incelemenin nasıl yürüdüğünü ve imza incelemesinin teknik olarak nasıl yapıldığını adım adım anlatıyoruz. Senetteki imza inkârı yalnızca kambiyo takiplerinde değil, genel haciz yolunda ve hukuk davalarında da farklı sonuçlar doğurur; bu ayrımlar ve sık yapılan hatalar yazının sonunda ayrıca açıklanmaktadır.
Bu yazıda
Kambiyo senetlerinde beş günlük imza itirazı süresini, takibin durdurulması ve itirazın reddi hâlinde doğabilecek para cezası ve inkâr tazminatı riskini, HMK 211 kapsamındaki sahtelik incelemesini ve mukayese imzalarının neden belirleyici olduğunu ele alıyoruz. Konunun genel çerçevesi için adli belge incelemesinde sık karşılaşılan vakalar yazımıza da göz atabilirsiniz.
İmza İnkârı ile Borca İtiraz Arasındaki Fark
Bir senede karşı iki farklı savunma yapılabilir ve bunlar hukuken farklı yollara tabidir. İmza inkârında borçlu, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürer. Borca itirazda ise imza kabul edilir; ancak borcun ödendiği, senedin teminat senedi olduğu, tutarın veya tarihin sonradan değiştirildiği gibi savunmalar ileri sürülür.
Bu ayrım önemlidir; çünkü imza itirazında teknik inceleme imzanın aidiyetine yoğunlaşırken, açığa atılan imzanın kötüye kullanılması veya tutarın sonradan değiştirilmesi iddialarında inceleme metnin nasıl oluşturulduğuna yönelir. Her iki iddia birlikte ileri sürülecekse bunun itiraz dilekçesinde açıkça ayrılması gerekir.

İcra Takibinde İmza İtirazı: Adım Adım Süreç
Beş gün içinde icra mahkemesine başvuru
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte imza itirazı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine dilekçeyle yapılır. Süre kesindir; kaçırılması hâlinde imza takip bakımından borçluya ait sayılabilir.
Takibin geçici olarak durdurulması talebi
İmza itirazı kendiliğinden takibi durdurmaz. İcra mahkemesi itirazı ciddi bulursa takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir. Bu talep, itiraz dilekçesinde açıkça yer almalıdır.
İsticvap ve mahkeme huzurunda imza örneği
Hâkim, imzayı inkâr eden tarafı dinler; gerekirse mahkeme huzurunda yazı yazdırır ve imza attırır. Usulüne uygun davete rağmen gelmeyen tarafın, inkâr ettiği imzayı kabul etmiş sayılabileceği unutulmamalıdır.
Mukayese imzalarının toplanması
Borçlunun banka, noter, tapu, vergi dairesi ve nüfus müdürlüğü gibi kurumlardaki tartışmasız imzaları getirtilir. Senedin düzenleme tarihine yakın tarihli imzalar özellikle değerlidir.
Bilirkişi incelemesi ve rapor
Hâkimde kanaat oluşmazsa bilirkişi incelemesine karar verilir. Rapor; inceleme yöntemi, kullanılan mukayese örnekleri ve ulaşılan sonucun gerekçesiyle birlikte denetlenebilir nitelikte olmalıdır.
Riskler: Para cezası ve inkâr tazminatı
İmza itirazı reddedilir ve imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa borçlu, takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Takip itiraz üzerine durdurulmuşsa ayrıca alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere inkâr tazminatı da gündeme gelir. Bu nedenle itiraz öncesinde imzaya ilişkin teknik bir ön değerlendirme yapılması, haklı itirazı güçlendirir; haksız bir itirazın maliyetinden de korur.
Senette İmza İncelemesi Teknik Olarak Nasıl Yapılır?
Senetteki imza, borçlunun tartışmasız imzalarıyla genel ve özel karakteristikler yönünden karşılaştırılır. İnceleme yalnızca imzanın görünüşüne değil, imzanın nasıl atıldığına odaklanır:
- Yazı hızı ve akıcılık: Doğal imzalar akıcı ve süratli atılır; taklit imzalarda ise yavaşlık, titreme ve duraksama görülür.
- Kalem baskısı: İmzanın farklı bölümlerindeki baskı dağılımı, kişinin yerleşik motor alışkanlığını yansıtır ve taklit edilmesi zordur.
- Başlangıç ve bitiş vuruşları: Doğal imzalarda sivri ve hızlı, taklit imzalarda küt ve kalın başlangıç-bitişler görülür.
- Oran ve yerleşim: Harfler arası oranlar, imzanın eğimi ve taban çizgisine göre konumu karşılaştırılır.
- Doğal varyasyon: Hiç kimse aynı imzayı birebir aynı atamaz. Bu nedenle tek bir örnekle değil, imzanın doğal değişim aralığını gösteren çok sayıda örnekle çalışılır.
Bu karşılaştırmalar stereo mikroskop, video spektral karşılaştırıcı ve dijital ölçüm yazılımlarıyla yapılır. Yöntemin ayrıntıları için sahte imza tespiti yazımızı, inceleme yapan uzmanın nitelikleri için ise imza inceleme uzmanı kimdir yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bilirkişi Raporu Aleyhinize Çıkarsa
Mahkemece alınan bilirkişi raporu, imzanın size ait olduğu sonucuna ulaşmış olabilir. Böyle bir durumda raporun yöntemsel yönden denetlenmesi gerekir: Yeterli sayıda ve senet tarihine yakın mukayese imzası kullanılmış mı? İnceleme senet aslı üzerinde mi yapılmış? Benzerlikler kadar farklılıklar da tartışılmış mı? Sonuç gerekçelendirilmiş mi?
Bu soruların cevabını ortaya koyan bir uzman görüşü (bilimsel mütalaa), HMK 293 kapsamında dosyaya sunularak ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi talebine dayanak oluşturabilir. Ayrıntılar için bilirkişi raporuna itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Senetteki imzaya itiraz süresi ne kadar?
İmza itirazı takibi durdurur mu?
İmza itirazında ispat yükü kimdedir?
Mahkeme huzurunda imza atmaya gitmezsem ne olur?
İmza bana ait ama tutar sonradan yazılmış, ne yapmalıyım?
Takip Türüne Göre Senetteki İmza İnkârı
Senetteki imza inkârı, borçluya karşı hangi yolla takip başlatıldığına göre farklı kurallara tabidir. Yazının önceki bölümlerinde ağırlıklı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu anlatıldı. Ancak aynı senede dayanılarak genel haciz yoluyla ilamsız takip yapılması veya doğrudan alacak davası açılması da mümkündür. Her yolun süreleri, inceleme mercii ve ispat kuralları birbirinden ayrılır.
Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda
Bono, poliçe veya çeke dayalı bu takipte imza itirazı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 170. maddesi çerçevesinde icra mahkemesinde incelenir. Mahkeme, imzanın borçluya ait olup olmadığını takip hukuku bakımından değerlendirir. Bu inceleme dar yetkili bir incelemedir ve verilen karar, uyuşmazlığın genel mahkemede ayrıca tartışılmasını kural olarak engellemez.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte
Senet kambiyo vasfı taşımıyorsa veya alacaklı genel haciz yolunu tercih etmişse, borçlu itirazını icra dairesine yapar. Bu yolda senetteki imza inkârı, itiraz dilekçesinde açıkça belirtilmelidir; imzaya özel olarak itiraz edilmezse imza takip bakımından kabul edilmiş sayılabilir. Alacaklı ise itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurabilir. Bu aşamada imza incelemesi yine icra mahkemesince yapılır.
Hukuk mahkemesinde açılan davada
Alacak veya menfi tespit davasında senede dayanıldığında, imzanın inkârı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun senede itiraza ilişkin hükümlerine (HMK 209–211) göre incelenir. Adi senetteki imza inkâr edildiğinde, bu konuda inceleme yapılıp karar verilinceye kadar senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Hâkim önce senede dayanan tarafın elindeki imza örneklerini ve diğer delilleri değerlendirir, gerekirse inkâr eden tarafa mahkeme huzurunda yazı yazdırır ve imza attırır, kanaat oluşmazsa bilirkişi incelemesine başvurur.
Senetteki İmza İnkârı Kimler Tarafından İleri Sürülebilir?
Senet üzerinde birden fazla kişinin imzası bulunabilir: düzenleyen, ciranta ve aval veren. Senetteki imza inkârı, yalnızca senedi düzenlediği iddia edilen kişiye özgü bir savunma değildir. Her imza sahibi, kendisine atfedilen imzanın aidiyetine ayrı ayrı itiraz edebilir.
- Düzenleyen (keşideci): Senedin ön yüzündeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürebilir.
- Aval veren (kefil): Senedin ön veya arka yüzündeki aval imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürebilir. Uygulamada kefil olarak gösterilen yakınların imzaları sık tartışılır.
- Ciranta: Arka yüzdeki ciro imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürebilir.
- Şirket adına imza: Şirket kaşesi üzerine atılan imzanın şirketi temsile yetkili kişiye ait olmadığı ileri sürülebilir. Bu durumda imza incelemesi, temsil yetkisinin varlığı sorusundan ayrı olarak değerlendirilir.
Kambiyo hukukunda imzaların bağımsızlığı ilkesi geçerlidir. Senet üzerindeki bir imzanın sahte olması, diğer gerçek imzalardan doğan sorumluluğu kural olarak ortadan kaldırmaz. Bu nedenle birden fazla imza tartışılıyorsa, her birinin ayrı ayrı incelenmesi ve raporda ayrı sonuçlarla gösterilmesi gerekir.
Senetteki İmza İnkârı ile Açığa İmza Arasındaki Ayrım
Borçlu bazen imzanın kendisine ait olduğunu kabul eder; ancak boş bir kâğıda veya tutarı yazılmamış bir senede imza attığını, metnin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ileri sürer. Bu iddia senetteki imza inkârı değildir; imza kabul edilmiş, senedin içeriğine itiraz edilmiştir. Bu ayrım, hem itirazın hangi yolla yapılacağını hem de ispat yükünü değiştirir.
Açığa atılan imzanın kötüye kullanıldığı iddiası, kural olarak yazılı delille ispat edilmesi gereken bir iddiadır. Teknik inceleme ise bu iddiaya dolaylı destek sağlayabilir. İmza ile metin arasında mürekkep farkı, yazı yerleşiminde sıkışma veya çizgi kesişmelerinde sıralama bulgusu tespit edilebilir. Ancak bu bulgular, doldurmanın anlaşmaya aykırı olduğunu tek başına göstermez; yalnızca imza ile metnin farklı zamanlarda veya farklı kalemlerle oluşturulduğuna işaret edebilir.
İki iddianın birlikte ileri sürülmesi mümkündür, ancak çelişkili görünmemesi için dikkatli kurgulanmalıdır. İmzayı tamamen inkâr eden bir borçlunun aynı dilekçede "imzayı boş kâğıda attım" demesi, iddiaların inandırıcılığını zayıflatır. Bu nedenle itiraz öncesinde imzanın gerçekten kendisine ait olup olmadığının teknik olarak ön değerlendirmeden geçirilmesi önemlidir.
Senetteki İmza İnkârında Sık Karşılaşılan Taklit Türleri
Bir imzanın sahte olduğu iddiası, farklı taklit yöntemleriyle karşımıza çıkar. Senetteki imza inkârı dosyalarında uzmanın ilk sorusu, varsa taklidin hangi yolla yapıldığıdır; çünkü her yöntem farklı izler bırakır.

- Serbest taklit: Taklitçi, gerçek imzaya bakarak elle kopyalamaya çalışır. Genel görünüm benzeyebilir; ancak hız, akıcılık ve baskı dağılımında belirgin farklar oluşur.
- Kopya (aktarma) yoluyla taklit: Gerçek imza ışıklı bir yüzey üzerinde veya karbon kâğıdı aracılığıyla senede aktarılır. Biçim çok benzer olur; ancak çizgilerde yavaşlık, kesintiler ve bazen alttan aktarma izleri görülür.
- Uydurma imza: Taklitçi gerçek imzayı hiç görmeden rastgele bir imza atar. Mukayese imzalarıyla biçimsel benzerlik genellikle bulunmaz.
- Kendi imzasını değiştirerek atma: İmza sahibi, ileride inkâr edebilmek amacıyla imzasını bilinçli olarak farklı atar. Bu durumda biçim farklılıkları bulunsa da kişinin yerleşik yazı alışkanlıkları çoğu zaman imzaya yansır.
Son durum, senetteki imza inkârı dosyalarında özellikle önemlidir. İmzanın biçim olarak farklı görünmesi, otomatik olarak sahtecilik sonucunu doğurmaz. Uzman, farklılıkların taklitten mi yoksa bilinçli değiştirmeden mi kaynaklandığını değerlendirmek zorundadır.
Mahkeme Huzurunda Alınan İmza Örneklerinin Değeri
Hâkim, imzayı inkâr eden kişiye mahkeme huzurunda yazı yazdırabilir ve imza attırabilir. Bu örnekler değerlidir; ancak tek başına yeterli değildir. Kişi, inkâr ettiği imzanın incelemesinde kullanılacağını bildiği için bu örnekleri bilinçli ya da bilinçsiz biçimde olağandan farklı atabilir. Heyecan, yaş, sağlık durumu ve masa koşulları da imzanın akıcılığını etkileyebilir.
Bu nedenle senetteki imza inkârı incelemesinde, mahkeme huzurunda alınan örnekler ile kişinin senet tarihine yakın dönemde, inceleme amacı olmaksızın attığı imzalar birlikte değerlendirilir. Banka, noter, tapu ve resmî kurumlardaki imzalar bu açıdan "doğal" mukayese örneği olarak kabul edilir. Huzurda alınan imzalar ile bu doğal imzalar arasında belirgin farklar bulunması, raporda ayrıca tartışılmalıdır.
Yaş, Hastalık ve Koşulların İmzaya Etkisi
İmza, kişinin hayatı boyunca sabit kalan bir işaret değildir. İleri yaş, el titremesine yol açan hastalıklar, felç, göz rahatsızlıkları veya ilaç kullanımı imzanın akıcılığını ve biçimini değiştirebilir. Senetteki imza inkârı dosyalarında bu değişkenler göz ardı edilirse, gerçek bir imza sahte, sahte bir imza ise gerçek olarak değerlendirilebilir.
Hastalık nedeniyle titrek atılmış gerçek bir imza ile taklit imzadaki titreme birbirine benzeyebilir; ancak nitelikleri farklıdır. Hastalığa bağlı titreme genellikle imzanın tamamına yayılır ve kişinin aynı döneme ait diğer imzalarında da görülür. Taklitte ise titreme çoğunlukla dikkat gerektiren bölümlerde yoğunlaşır. Bu nedenle kişinin sağlık durumuna ilişkin bilgilerin ve senet tarihine yakın döneme ait imza örneklerinin uzmana sunulması önemlidir.
İmzanın atıldığı koşullar da sonucu etkileyebilir. Ayakta, araç içinde, dizin üzerinde veya yumuşak bir zemin üzerinde atılan imzalar olağan imzadan farklı görünebilir. Uzman, bu tür olağan dışı koşulların izlerini değerlendirirken, farklılıkların taklitten mi yoksa koşullardan mı kaynaklandığını ayrı ayrı tartışmalıdır.
İtiraz Dilekçesinde Yer Alması Yararlı Teknik Bilgiler
Senetteki imza inkârı dilekçesi hukuki bir metindir; ancak teknik incelemenin sağlıklı yürümesi için bazı bilgilerin baştan dosyaya kazandırılması yararlı olur. Bu bilgiler, mahkemenin mukayese örneklerini hızla toplamasına ve bilirkişiye doğru soruları yöneltmesine yardımcı olur.
- Senet üzerinde hangi imzanın (düzenleyen, aval veya ciro) inkâr edildiği.
- Kişinin imza örneklerinin bulunduğu banka, noter, tapu müdürlüğü, vergi dairesi ve diğer kurumlar ile yaklaşık tarihleri.
- Kişinin birden fazla imza türü kullanıp kullanmadığı; örneğin resmî işlerde farklı, günlük işlerde farklı imza atıp atmadığı.
- Senet tarihinde veya yakın dönemde imzayı etkileyebilecek bir sağlık durumu bulunup bulunmadığı.
- İncelemenin senet aslı üzerinde yapılması gerektiği yönündeki talep.
Bu bilgilerin eksik olması, incelemenin gecikmesine veya yetersiz mukayese örnekleriyle yapılmasına yol açabilir. Mahkemenin kendiliğinden araştırabileceği kayıtlar sınırlı olduğundan, kişinin kendi imza geçmişine ilişkin bilgileri açık ve eksiksiz biçimde sunması sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar.
Senetteki İmza İnkârında Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada senetteki imza inkârı sürecinde yapılan bazı hatalar, haklı bir itirazın sonuçsuz kalmasına veya haksız bir itirazın borçluya ağır maliyet getirmesine yol açar. Bu hataların büyük bölümü sürecin başında önlenebilir.

- Süreyi kaçırmak: Teknik görüş beklenirken itiraz süresinin geçirilmesi, en sık rastlanan ve telafisi en güç hatadır.
- İtirazı genel ifadelerle yapmak: "Borcum yoktur" gibi genel bir ifade, imzaya itiraz olarak değerlendirilmeyebilir. İmzanın inkâr edildiği açıkça yazılmalıdır.
- Mukayese kaynaklarını göstermemek: İmza örneklerinin bulunduğu kurumların ve tarihlerin dilekçede belirtilmemesi, incelemenin eksik örneklerle yapılmasına yol açabilir.
- Senet aslı yerine fotokopi üzerinden inceleme yapılmasına itiraz etmemek: Kalem baskısı, mürekkep ve aktarma izleri gibi bulgular ancak asıl üzerinde görülebilir.
- Bilirkişi raporuna süresinde itiraz etmemek: HMK 281 uyarınca rapora karşı iki haftalık süre içinde itiraz edilmezse, rapordaki yöntemsel eksiklikleri sonradan tartışmak güçleşir.
- Tutar tahrifatı ile imza inkârını karıştırmak: Tutarın değiştirildiği iddiası ayrı bir inceleme gerektirir ve ayrı bir iddia olarak ileri sürülmelidir.
Senetteki İmza İnkârı: Örnek Senaryolar
Aşağıdaki senaryolar, senetteki imza inkârı dosyalarının uygulamada nasıl seyrettiğini göstermek için genelleştirilmiş örneklerdir; belirli bir dosyaya veya kişiye ait değildir.
Senaryo 1 – Kefil gösterilen yakın: Bir kişi, akrabasının borcu için düzenlenen bonoda aval veren olarak gösterildiğini ödeme emriyle öğrenir. Süresi içinde icra mahkemesine başvurur ve noter, banka ve tapu kayıtlarındaki imzalarının getirtilmesini ister. İncelemede aval imzasının yavaş ve duraksamalı atıldığı, başlangıç-bitiş vuruşlarının küt olduğu ve kişinin doğal imzalarındaki hız özelliklerini taşımadığı belirlenir.
Senaryo 2 – Huzurda değiştirilen imza: Borçlu, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürer. Mahkeme huzurunda attığı imzalar senetteki imzadan belirgin biçimde farklıdır. Ancak bankadaki imza kartonu ve önceki yıllara ait noter senetlerindeki imzalar, senetteki imzayla hız, eğim ve harf bağlantıları yönünden uyumludur. Rapor, huzurda alınan imzaların olağan imzadan bilinçli olarak farklı atıldığı yönündeki bulguları ayrıca tartışır.
Senaryo 3 – Şirket kaşesi üzerindeki imza: Bir limited şirkete karşı başlatılan takipte, kaşe üzerindeki imzanın müdüre ait olmadığı ileri sürülür. İnceleme, müdürün imza sirküleri ve ticaret sicilindeki imza örnekleriyle yapılır. İmzanın müdüre ait olmadığı sonucuna ulaşılsa da imzayı atan kişinin şirketi temsile yetkili başka biri olup olmadığı hukuki bir değerlendirme olarak mahkemeye bırakılır.
İmza İnkârı Kabul Edilirse Sonraki Süreç
Senetteki imza inkârı haklı bulunur ve imzanın borçluya ait olmadığı anlaşılırsa, takip borçlu yönünden durdurulur veya itiraz kabul edilerek takibin devamı engellenir. Bu sonuç, senedi takibe koyan alacaklının kötü niyetli olduğu anlamına gelmez; alacaklı senedi iyi niyetle ciro yoluyla almış olabilir.
İmzanın sahte olduğuna ilişkin bulgular, ayrıca belgede sahtecilik suçu yönünden bir suç duyurusuna da konu olabilir. Emre veya hamile yazılı kıymetli evrak, sahtecilik suçları bakımından resmî belge hükmündedir ve bu belgelerde sahtecilik TCK 204 kapsamında değerlendirilir. Ceza soruşturmasında imzayı kimin attığı ayrıca araştırılır; bu araştırmada şüphelilerden alınacak yazı ve imza örnekleri de incelemeye konu edilebilir.
Senetteki İmza İnkârı Hakkında Ek Sorular
İmza itirazında hangi mukayese imzaları daha değerlidir?
Senedin düzenlendiği tarihe yakın döneme ait, resmî kurumlarda ve inceleme amacı taşımadan atılmış imzalar en değerli örneklerdir. Senetteki imza ile aynı türde imzalar tercih edilmelidir; tam imza ile paraf birbirinin yerine kullanılmamalıdır. Örnek sayısının fazla olması, kişinin imzasındaki doğal değişim aralığının doğru belirlenmesini sağlar.
Senetteki imza inkârı için uzman ön değerlendirmesi zorunlu mudur?
Zorunlu değildir; ancak itirazın reddi hâlinde para cezası ve tazminat riski bulunduğundan önerilir. Senet görüntüsü ve kişinin tartışmasız imzaları üzerinden yapılan ön değerlendirme, kesin sonuç yerine yönlendirici bir görüş sunar. Bu görüş, itiraz dilekçesinin hangi iddiaya dayanacağını belirlemeye yardımcı olur.
Senedin aslı dosyada yoksa imza incelemesi yapılabilir mi?
Fotokopi veya taranmış görüntü üzerinden imzanın genel biçimi, harf yapıları ve oranları hakkında sınırlı bir değerlendirme yapılabilir. Ancak kalem baskısı, mürekkep akışı, duraksama noktaları ve aktarma izleri gibi belirleyici bulgular yalnızca asıl üzerinde görülebilir. Senetteki imza inkârı dosyalarında asıl getirilmeden verilen sonuçların sınırlı olduğu raporda açıkça belirtilmeli; mümkünse senedin aslının dosyaya sunulması talep edilmelidir.
Okuma yazma bilmeyen kişinin parmak izi inkâr edilebilir mi?
Senette imza yerine parmak izi bulunuyorsa, inkâr iddiası imza incelemesi yerine parmak izi karşılaştırmasıyla incelenir. Bu inceleme ayrı bir uzmanlık alanıdır ve kişiden alınacak parmak izi örnekleriyle yapılır. Parmak izinin şekli geçerliliğine ilişkin değerlendirme ise mahkemeye aittir.
Senetteki imza inkârı sırasında tutar tahrifatı da ileri sürülebilir mi?
Evet, ancak iki iddianın birbirinden ayrı tutulması gerekir. İmza inkârı imzanın aidiyetini, tutar tahrifatı ise senedin içeriğinin sonradan değiştirilmesini konu alır. Teknik incelemede de bu iki iddia ayrı sorular olarak bilirkişiye yöneltilmelidir. İmza ve yazı incelemesinin kapsamı hakkında daha fazla bilgi için imza incelemesi hizmetimiz sayfasını inceleyebilirsiniz.
Bilirkişi raporu imzanın "muhtemelen" bana ait olduğunu söylüyorsa ne olur?
İmza incelemesinde sonuçlar kesin veya olasılık dereceli olarak ifade edilebilir. Olasılık bildiren bir sonuç, kesin sonuçtan farklı bir delil değerine sahiptir ve bu fark mahkemece değerlendirilir. Raporun, olasılık derecesini neden seçtiğini, hangi bulguların kesin sonuca ulaşmayı engellediğini açıklaması gerekir. Bu açıklama yapılmamışsa, rapora itiraz edilerek ek açıklama veya yeni inceleme talep edilebilir.
Sonuç olarak senetteki imza inkârı, süreli ve teknik yönü ağır basan bir süreçtir. Doğru takip yolunun belirlenmesi, iddianın imza inkârı mı yoksa içerik itirazı mı olduğunun ayrılması ve mukayese örneklerinin baştan gösterilmesi, incelemenin sağlıklı sonuç vermesinin ön koşuludur. Hukuki süreler ile teknik inceleme birbirini beklemeden, paralel olarak yürütülmelidir.
Sonuç: Kısa Süre, Doğru Strateji
Senetteki imzanın size ait olmadığını düşünüyorsanız ilk ve en önemli adım, beş günlük süreyi kaçırmadan icra mahkemesine başvurmaktır. İtirazın gerekçesini doğru kurmak; imza inkârı ile borca itirazı ve tahrifat iddiasını birbirinden ayırmak, takibin durdurulmasını talep etmek ve mukayese imzalarının toplanacağı kurumları baştan göstermek sürecin sağlıklı ilerlemesini sağlar.
İtiraz öncesinde senet görüntüsü ve tartışmasız imza örnekleri üzerinden yapılan teknik bir ön değerlendirme, hem haklı itirazı güçlendirir hem de reddedilecek bir itirazın para cezası ve tazminat riskini önceden görmenizi sağlar.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanıza ilişkin değerlendirme için belge asılları ve mukayese örnekleri üzerinden uzman incelemesi yapılması gerekir. Bilgi ve randevu için iletişim sayfamızdan veya 0545 235 29 19 numaralı hattan bize ulaşabilirsiniz.







