Bilirkişi Raporu ve Uzman Görüşü: En Çok Sorulan Sorular
Dosyanız bilirkişiye gittiğinde ya da rapor önünüze geldiğinde akla gelen sorular hep aynıdır: Rapora nasıl ve ne kadar sürede itiraz edilir? Uzman görüşü bilirkişi raporundan ne farkı var, hâkimi bağlar mı? Bilirkişi ücretini kim öder? Bilirkişi nasıl reddedilir? Bu rehberde, bu soruları HMK, CMK ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu çerçevesinde, sade bir dille ve tek tek cevaplıyoruz. Yazının sonunda ayrıca iyi bir bilirkişi raporu ve uzman görüşü hazırlanırken gözetilen ilkeleri, sık yapılan hataları ve uygulamadan örnek senaryoları bulabilirsiniz.
Bu yazıda
Bilirkişi raporuna itiraz (süre, dilekçe, itiraz sebepleri), uzman görüşü ile bilirkişi raporu farkı, bilirkişi ücreti ve avans, rapor süreci ve UYAP takibi, bilirkişinin reddi ve uzmanlık alanına göre uzman görüşü başlıklarını soru-cevap düzeninde bulacaksınız.
1. Bilirkişi Raporuna İtiraz Nasıl Yapılır?
Hukuk yargılamasında bilirkişi raporu mahkemeye sunulduktan sonra taraflara tebliğ edilir. HMK m.281 uyarınca taraflar, raporun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde; raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsiz noktalarda açıklama yapılmasını veya gerekiyorsa yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasını mahkemeden talep edebilir. İtiraz, mahkemeye hitaben yazılan bir beyan/itiraz dilekçesiyle UYAP üzerinden veya mahkeme kalemine verilerek yapılır.

Bilirkişi raporuna itiraz süresi ne kadar?
Hukuk ve iş davalarında süre, rapor tebliğinden itibaren iki haftadır. Süre, raporun taraf ya da vekiline tebliğ edildiği günden başlar; UYAP üzerinden tebliğde elektronik tebliğ tarihi esas alınır.
Ceza davasında bilirkişi raporuna itiraz süresi var mı?
Ceza muhakemesinde HMK m.281'deki gibi kesin bir itiraz süresi öngörülmemiştir. Taraflar rapora karşı beyanlarını yargılama devam ettiği sürece ileri sürebilir, yeni bir bilirkişi incelemesi isteyebilir ve CMK m.67/6 uyarınca uzmanından aldıkları bilimsel mütalaayı dosyaya sunabilir. Yine de itirazın, raporun dosyaya girmesinin ardından gecikmeden yapılması pratikte önemlidir.
Bilirkişi raporuna itiraz edilmezse ne olur?
Mahkeme bilirkişi raporuyla bağlı değildir; raporu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282). Ancak süresinde itiraz edilmemesi, raporun eksiklik ve hatalarının mahkemenin önüne getirilmemesi anlamına gelir; mahkeme çoğu durumda raporu hükme esas alır. Bu nedenle rapordaki teknik hataların süresi içinde, gerekçeli olarak ortaya konulması büyük önem taşır.
İtiraz kabul edilmezse ne yapılabilir?
Mahkeme itirazı yerinde görmezse, rapordaki eksiklik ve çelişkiler istinaf ve temyiz aşamasında kanun yolu sebebi olarak ileri sürülebilir. Yargıtay, denetime elverişli olmayan, çelişkili veya eksik incelemeye dayanan raporlarla kurulan hükümleri bozabilmektedir. Bu nedenle itirazın teknik dayanaklarla, mümkünse bir uzman görüşü ile desteklenmesi sonraki aşamalarda da etkilidir.
Geçerli itiraz sebepleri nelerdir?
- Eksik inceleme: Dosyadaki belge, kayıt veya materyalin bir kısmının hiç incelenmemesi.
- Denetime elverişsizlik: Sonuca hangi veri ve yöntemle ulaşıldığının gösterilmemesi; gerekçesiz, kesin olmayan ifadeler.
- Hesap ve veri hataları: Yanlış oran, tarih, ücret veya faiz esası; veri girişinde yapılan maddi hatalar.
- Çelişki: Raporun kendi içinde ya da önceki raporlarla açıklanamayan biçimde çelişmesi.
- Uzmanlık alanı dışına çıkma: Bilirkişinin kayıtlı uzmanlık alanı dışında görüş bildirmesi.
- Hukuki değerlendirme yapılması: Bilirkişinin hâkim tarafından çözülmesi gereken hukuki konularda görüş bildirmesi (HMK m.279/4).
- Görevlendirme sınırının aşılması veya eksik cevaplanması: Ara kararda sorulan soruların tamamının cevaplanmaması ya da sorulmayan konulara girilmesi.
İmza ve belge incelemesi raporlarına itirazın ayrıntıları için Bilirkişi Raporuna İtiraz: İmza ve Belge İncelemesi Rehberi yazımıza da bakabilirsiniz.
2. Uzman Görüşü Nedir? Bilirkişi Raporundan Farkı Ne?
Uzman görüşü (uzman mütalaası), tarafların dava veya soruşturma konusu teknik bir mesele hakkında, kendi seçtikleri bir uzmandan aldıkları bilimsel değerlendirmedir. Hukuk yargılamasında HMK m.293, ceza yargılamasında CMK m.67/6 ile düzenlenmiştir. Bilirkişi ise mahkeme veya savcılık tarafından, bölge kurulu listesinden görevlendirilir. Uygulamada uzman görüşü, halk arasında zaman zaman "özel bilirkişi raporu" olarak da anılır.

| Konu | Bilirkişi raporu | Uzman görüşü / bilimsel mütalaa |
|---|---|---|
| Dayanak | HMK m.266 vd., CMK m.63 vd., 6754 s. Kanun | HMK m.293, CMK m.67/6 |
| Kim seçer? | Mahkeme veya savcılık | Taraf (davacı, davalı, katılan, şüpheli/sanık veya vekili) |
| Ücreti kim öder? | Avansı yatıran taraf; sonunda yargılama gideri olarak haksız çıkan taraf | Görüşü alan taraf |
| Hukuki niteliği | Takdiri delil | Taraf beyanı niteliğinde, hâkime yol gösteren bilimsel değerlendirme |
| Hâkimi bağlar mı? | Hayır, serbestçe değerlendirilir | Hayır; ancak mahkemece tartışılması beklenir |
Uzman görüşü hâkimi bağlar mı?
Hayır. Ne bilirkişi raporu ne de uzman görüşü hâkimi bağlar. Bununla birlikte uzman görüşü, bilirkişi raporundaki eksiklik ve hataları bilimsel olarak ortaya koyduğunda mahkemenin ek rapor almasına, yeni bilirkişi görevlendirmesine veya raporu hükme esas almamasına yol açabilir. Yargıtay, dosyaya sunulan uzman görüşünün hiç tartışılmadan karar verilmesini çeşitli kararlarında bozma sebebi saymıştır. Ayrıntılar için Yargıtay Kararları Işığında Uzman Görüşü ve Bilimsel Mütalaa yazımıza bakabilirsiniz.
Uzman görüşü nasıl alınır?
Ön değerlendirme
Dosyadaki rapor, ara karar ve ilgili belgeler uzmana iletilir; konunun hangi uzmanlık alanını ilgilendirdiği belirlenir.
Soruların belirlenmesi
Uzmandan cevaplaması istenen teknik sorular, uyuşmazlığın düğüm noktalarına göre netleştirilir.
İnceleme ve rapor
Gerekiyorsa belge asılları veya materyal laboratuvarda incelenir; yöntem, bulgu ve sonuçları gösteren gerekçeli rapor hazırlanır.
Dosyaya sunma
Uzman görüşü, beyan veya itiraz dilekçesine eklenerek mahkemeye sunulur. Mahkeme gerekli görürse uzmanı dinleyebilir.
Uzman görüşü ücreti ne kadar?
Uzman görüşü ücreti resmi bir tarifeye bağlı değildir; incelemenin kapsamına, dosya hacmine, laboratuvar incelemesi gerekip gerekmediğine ve süreye göre belirlenir. Dosyanızı ön değerlendirme için ilettiğinizde kapsam ve ücret önceden bildirilir.
3. Bilirkişi Ücreti Ne Kadar, Kim Öder?

Bilirkişi ücretleri, Adalet Bakanlığınca her yıl yayımlanan Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesi ile belirlenir. 2026 yılı tarifesi, 26 Aralık 2025 tarihli ve 33119 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış ve 1 Ocak 2026'da yürürlüğe girmiştir. Ücret, görevlendirmenin yapıldığı tarihte yürürlükte olan tarifeye göre hesaplanır; yol, konaklama gibi belgelendirilen giderler ise ücretten ayrı olarak ödenir.
Bilirkişi ücretini kim öder?
Bilirkişi incelemesini talep eden veya ispat yükü kendisinde olan taraf, mahkemenin belirlediği delil avansını yatırır. Dava sonunda bilirkişi ücreti yargılama giderlerine dahil edilir ve kural olarak davada haksız çıkan tarafa yükletilir (HMK m.326).
Bilirkişi avansı yatırılmazsa ne olur?
Mahkeme avansın yatırılması için kesin süre verir. Bu süre içinde avans yatırılmazsa ilgili taraf, o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılır (HMK m.324). Bu nedenle avans süresinin kaçırılmaması davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
4. Bilirkişi Süreci: Rapor Ne Zaman Gelir, Nereden Görülür?
"Dosya bilirkişiye gitti" ne demek?
Mahkeme teknik bir konunun aydınlatılması için bilirkişi incelemesine karar vermiş, dosyayı (çoğunlukla UYAP üzerinden elektronik olarak) görevlendirilen bilirkişiye göndermiştir. Bu aşamada bilirkişi, ara kararda sorulan sorularla sınırlı olarak inceleme yapar.
Bilirkişi raporu ne kadar sürede gelir?
HMK m.274 uyarınca bilirkişiye rapor için verilecek süre üç ayı, basit yargılama usulüne tabi işlerde iki ayı geçemez. Bilirkişinin talebi üzerine mahkeme gerekçe göstererek süreyi en fazla üç ay daha uzatabilir. İmza incelemesi gibi özel alanlardaki süreç hakkında İmza İncelemesi Ne Kadar Sürer? yazımızı okuyabilirsiniz.
Bilirkişi raporu UYAP'ta nasıl görülür?
Rapor mahkemeye sunulduğunda dosya evrakları arasına eklenir. Taraflar e-Devlet üzerinden veya UYAP Vatandaş Portalı'nda dava dosyasının evrak listesinden, avukatlar ise UYAP Avukat Portalı'ndan raporu görüntüleyebilir. İtiraz süresi ise raporun tebliğinden başlar.
Rapor geldi, şimdi ne olacak?
Rapor taraflara tebliğ edilir; taraflar iki haftalık sürede beyan ve itirazlarını sunar. Mahkeme itirazları değerlendirerek ek rapor alabilir, yeni bilirkişi görevlendirebilir veya dosyayı karara bağlayabilir. Keşif gereken davalarda bilirkişi, mahkemenin keşif ve inceleme günü olay yerinde bulunarak raporunu buna göre hazırlar.
5. Bilirkişi Nasıl Reddedilir?
Hâkimin reddi ve yasaklılık sebepleri bilirkişiler için de geçerlidir (HMK m.272; ceza yargılamasında CMK m.69). Örneğin bilirkişinin taraflardan biriyle akrabalık, husumet veya menfaat ilişkisi tarafsızlığından şüphe ettirecek nitelikteyse ret talep edilebilir.
- Süre: Hukuk yargılamasında ret talebi, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmalıdır.
- İnceleme: Talep, bilirkişiyi görevlendiren mahkemece dosya üzerinden karara bağlanır; kabul kararları kesindir.
- Kanun yolu: Ret talebinin reddine ilişkin karara karşı ancak esas hakkındaki hükümle birlikte kanun yoluna gidilebilir.
- Şikâyet: Bilirkişinin görevini kanuna aykırı yürüttüğü düşünülüyorsa, bağlı olduğu bölge bilirkişilik kuruluna şikâyette bulunulabilir; listeden çıkarma gibi yaptırımlar bu kurul tarafından değerlendirilir.
Rapordaki eksiklik veya yanlışlık tek başına ret sebebi değildir; bu durumda doğru yol, HMK m.281 uyarınca raporun eksikliklerinin giderilmesini ya da yeni bilirkişi incelemesi yapılmasını istemektir.
6. Hangi Alanda Uzman Görüşü Alınabilir?
Uzman görüşü, bilirkişi incelemesi gerektiren her teknik alanda alınabilir. En sık başvurulan alanlar şunlardır:
- İmza ve belge incelemesi: Senet, çek, vasiyetname ve sözleşmelerde imza aidiyeti, tahrifat ve ekleme incelemesi. İmza incelemesi
- İş hukuku ve icra hesaplamaları: Kıdem-ihbar tazminatı, fazla mesai, faiz ve icra dosya hesabı raporlarına itiraz. Adli muhasebe incelemeleri
- Trafik kazaları: Kusur oranı ve kaza oluş şekli değerlendirmesi. Adli trafik incelemeleri
- Gayrimenkul ve inşaat: Kamulaştırma bedeli, kira tespiti, ayıplı imalat ve hakediş uyuşmazlıkları. Gayrimenkul değerleme
- Adli bilişim, HTS, ses ve görüntü: Dijital delil, iletişim kayıtları ve kayıt orijinalliği incelemeleri. HTS incelemeleri
- Uyuşturucu ve toksikoloji: Ekspertiz raporu, saflık oranı ve net miktar değerlendirmeleri. Uyuşturucu ekspertiz raporu
Önemli not
Uzman görüşü, mahkemenin görevlendirdiği bilirkişinin yerine geçmez; bilirkişi raporunun bilimsel denetimini sağlar ve mahkemenin önüne doğru soruları getirir. Etkili olabilmesi için itiraz süresi içinde ve gerekçeli olarak sunulması gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
Bilirkişi raporuna itiraz süresi ne kadardır?
Ceza davasında bilirkişi raporuna itiraz süresi var mı?
Uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasındaki fark nedir?
Uzman görüşü hâkimi bağlar mı?
Bilirkişi ücretini kim öder?
Bilirkişi raporu kaç ayda gelir?
Bilirkişi nasıl reddedilir?
Bilirkişi raporuna itiraz edilmezse ne olur?
Bilirkişi Raporu ve Uzman Görüşü Hazırlanırken Gözetilen Temel İlkeler
Yukarıdaki soruların çoğu süre, ücret ve usul gibi konulara ilişkindir. Bu bölümde ise belgenin içeriğine odaklanıyoruz. Mahkemenin ve karşı tarafın gözünde güvenilir sayılan bir bilirkişi raporu ve uzman görüşü hangi niteliklere sahip olmalıdır? Aşağıdaki ilkeler, mahkemece atanan bilirkişi için de taraflarca başvurulan uzman için de ortaktır ve raporun denetlenebilirliğini doğrudan belirler.
- Tarafsızlık ve bizzat inceleme: İnceleme başkasına devredilmeden, taraflardan herhangi birinin yönlendirmesine açık olmadan yürütülür. Bilirkişiliğin temel ilkeleri ile bilirkişilerin hak ve yükümlülükleri 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ile düzenlenmiştir.
- Hukuki değerlendirme yapmama: HMK m.279/4 uyarınca bilirkişi, hâkim tarafından çözümlenmesi gereken hukuki konularda açıklama yapamaz. Uygulamada aynı sınırın uzman görüşünde de gözetilmesi beklenir.
- Görev sınırına bağlılık: Yalnızca sorulan teknik sorular cevaplanır. Sorunun dışına taşan tespitler, raporun ağırlığını artırmak yerine onu tartışmaya açık hâle getirir.
- Yöntem şeffaflığı: Hangi materyalin, hangi yöntem ve araçlarla incelendiği ve bulguların sonuca nasıl bağlandığı açıkça yazılır.
- Sır saklama: İnceleme sırasında öğrenilen bilgiler görev amacı dışında kullanılmaz ve üçüncü kişilerle paylaşılmaz.
İyi Hazırlanmış Bir Raporda Bulunması Gereken Bölümler
Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından yayımlanan rehber ilkeler ve rapor standartları, raporların belirli bir düzen içinde yazılmasını öngörür. Uygulamadaki iyi örneklerde bir bilirkişi raporu ve uzman görüşü genellikle aşağıdaki bölümlerden oluşur:
- Görevlendirme bilgisi: Mahkeme, dosya numarası, görevlendirme tarihi ve cevaplanması istenen sorular.
- Uyuşmazlığın özeti: Tarafların iddia ve savunmalarının tarafsız ve kısa bir özeti.
- İncelenen materyal: Hangi belgelerin aslından, hangilerinin örneğinden incelendiği.
- Yöntem: Uygulanan teknik, kullanılan cihaz veya yazılım ve dayanılan bilimsel kaynaklar.
- Bulgular: Gözlemlenen olgular; mümkünse fotoğraf, ölçüm veya hesap dökümleriyle desteklenmiş biçimde.
- Değerlendirme ve sonuç: Bulguların sorulara nasıl cevap verdiği ve her soruya karşılık gelen açık bir kanaat.
Rapor bu bölümlerden birini atlıyorsa, örneğin yöntem hiç açıklanmamışsa ya da sonuç bulgularla bağlantı kurulmadan yazılmışsa, bu durum itiraz dilekçesinde somut olarak gösterilebilir. İtirazın nasıl yapılandırılacağına ilişkin ayrıntılar için bilirkişi raporuna itiraz rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Uzman Görüşü Alırken Sık Yapılan Hatalar
Taraflarca alınan bir uzman görüşü, doğru zamanda ve doğru içerikle sunulduğunda yargılamaya gerçek bir katkı sağlar. Aşağıdaki hatalar ise görüşün etkisini belirgin biçimde azaltır:
- Süre sonuna bırakmak: Rapora itiraz süresi kısa olduğundan uzmana son günlerde başvurulması, dosyanın ayrıntılı incelenmesini zorlaştırır.
- Eksik dosya göndermek: Yalnızca raporun iletilmesi yeterli değildir; ekler, tutanaklar, mukayese belgeleri ve hesap dayanakları da incelenmelidir.
- Hukuki sonuç beklemek: Uzmandan davanın kimin lehine sonuçlanacağını yazması istenemez; görüş teknik sorularla sınırlı kalmalıdır.
- Belge aslına erişimi planlamamak: İmza ve belge incelemelerinde asıl belge çoğu zaman mahkeme kasasındadır; inceleme için gerekli izin ve talepler önceden düşünülmelidir.
- Alanı uyuşmayan uzmana başvurmak: Örneğin yapı hasarına ilişkin bir raporu hesap uzmanına değerlendirtmek, görüşün ağırlığını azaltır.
- Yalnızca eleştirmekle yetinmek: Rapordaki eksikliğin yanında doğru yöntemin ne olması gerektiğinin de gösterilmesi, mahkemenin değerlendirmesini kolaylaştırır.
Bu hatalardan kaçınıldığında bilirkişi raporu ve uzman görüşü aynı teknik zemin üzerinde karşılaştırılabilir hâle gelir; mahkeme de iki belge arasındaki farkın nereden kaynaklandığını daha kolay görür.
Uygulamadan Örnek Senaryolar
Aşağıdaki örnekler belirli bir dosyaya değil, uygulamada sık karşılaşılan durumlara dayanan genel senaryolardır.
Senetteki imzanın inkârı
Borçlu, icra takibine dayanak senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürer ve inceleme yalnızca senedin fotokopisi üzerinden yapılır. Taraf, rapordan sonra aldığı uzman görüşünde fotokopi üzerinden kalem basıncı ve mürekkep özelliklerinin değerlendirilemeyeceğini, mukayese imzalarının da sayıca yetersiz olduğunu gösterir. Mahkeme bu tespitler üzerine senet aslı üzerinde yeni bir inceleme yaptırabilir.
Hesap raporunda faiz başlangıç tarihi
Bir alacak davasında hesap bilirkişisi faizi takip tarihinden değil, dava tarihinden başlatmıştır. Taraf, uzman görüşüyle bu farkın tutar üzerindeki etkisini dönem dönem gösterir. Hangi tarihin esas alınacağı hukuki bir konudur ve hâkim tarafından belirlenir; uzman görüşünün katkısı, farklı tarihlerin sayısal sonucunu açıkça ortaya koymasıdır.
Trafik kazasında kusur dağılımı
Kusur raporunda olay yeri fotoğrafları ve fren izleri değerlendirilmeden yalnızca kaza tespit tutanağına dayanılmıştır. Sunulan uzman görüşü, dosyadaki fotoğraflardan hız ve görüş mesafesine ilişkin hangi verilerin elde edilebileceğini açıklar. Bu tür bir katkı, mahkemenin ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine karar vermesine yardımcı olur.
Bilirkişi Raporu ve Uzman Görüşü Hakkında Ek Sorular
Bilirkişi ve uzman görüşü veren kişi duruşmada dinlenebilir mi?
Evet. Mahkeme, raporu yeterince açık bulmazsa bilirkişiyi duruşmaya çağırarak sözlü açıklama isteyebilir. HMK m.293 de mahkemenin re'sen veya taraf talebiyle uzman görüşü veren kişiyi dinleyebileceğini öngörür. Bu durumda taraflar uzmana soru yöneltebilir; böylece bilirkişi raporu ve uzman görüşü aynı duruşmada karşılıklı olarak tartışılabilir.
Bilirkişinin listede kayıtlı olup olmadığı nasıl anlaşılır?
Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurullarınca oluşturulan listelere kayıtlıdır ve bu listeler ilan edilir. Görevlendirilen kişinin hangi bölge kurulu listesinde ve hangi uzmanlık alanında kayıtlı olduğu bu listelerden kontrol edilebilir. Kayıtlı alan ile görevlendirme konusunun örtüşmemesi, rapora itirazda değerlendirilebilecek bir husustur.
Aynı dosyaya birden fazla uzman görüşü sunulabilir mi?
Kural olarak buna engel yoktur. Dosya birden fazla teknik alanı ilgilendiriyorsa, örneğin hem yapı hasarı hem de maliyet hesabı tartışılıyorsa, her alan için ayrı uzman görüşü alınabilir. Ancak aynı konuda birbiriyle çelişen görüşlerin sunulması, tarafın kendi iddiasını zayıflatabilir.
Uzman görüşü için hangi belgeler hazırlanmalıdır?
Uzmana dava ve cevap dilekçeleri, bilirkişi raporu, rapora dayanak olan ekler, keşif veya inceleme tutanakları ve varsa önceki raporlar birlikte iletilmelidir. İmza incelemelerinde mukayese belgelerinin, hesap incelemelerinde ise ödeme dökümleri ile sözleşmelerin eksiksiz gönderilmesi gerekir. Eksik dosya üzerinden hazırlanan bir görüş, kendi içinde ne kadar tutarlı olursa olsun kolayca tartışmaya açılır.
Uzman görüşü hangi aşamada sunulmalıdır?
En etkili zaman, bilirkişi incelemesinden önce ya da rapora itiraz süresi içinde sunulmasıdır. Böylece mahkeme, bilirkişiye yönelteceği soruları belirlerken veya itirazı değerlendirirken görüşü dikkate alabilir. İstinaf aşamasında yeni delil sunma imkânı sınırlı olduğundan, bu aşamaya bırakılan bir görüşün değerlendirilip değerlendirilmeyeceği dosyanın özelliklerine göre değişir.
Bilirkişi raporu ve uzman görüşü birbiriyle çelişirse ne olur?
Mahkeme, iki belge arasındaki çelişkiyi gerekçesiz bırakmamalıdır. Uygulamada çoğunlukla bilirkişiden, uzman görüşündeki tespitleri karşılayan bir ek rapor istenir ya da yeni bir bilirkişi veya heyet görevlendirilir. Hangi belgeye itibar edileceğine, gerekçesini göstererek mahkeme karar verir.
Raporu Okurken Kullanılabilecek Kısa Kontrol Listesi
Rapor tebliğ edildiğinde itiraz süresi işlemeye başlar. Bu nedenle ilk okumada aşağıdaki sorular sırasıyla sorulabilir. Cevabı "hayır" olan her madde, itiraz dilekçesinde veya alınacak uzman görüşünde ele alınması gereken bir başlıktır:
- Mahkemenin sorduğu soruların her biri ayrı ayrı cevaplanmış mı?
- Bilirkişinin kayıtlı uzmanlık alanı, sorulan teknik konuyla örtüşüyor mu?
- İncelenen belgeler ve materyaller tek tek sayılmış mı; asıl mı örnek mi olduğu belirtilmiş mi?
- Kullanılan yöntem ve araçlar, başka bir uzmanın incelemeyi tekrarlayabileceği açıklıkta yazılmış mı?
- Bulgular fotoğraf, ölçüm veya hesap tablosu gibi somut verilerle desteklenmiş mi?
- Tarafların dosyaya sunduğu belgeler ve önceki itirazlar raporda değerlendirilmiş mi?
- Sonuç kısmı, bulgular bölümünde yazılanlarla çelişiyor mu?
- Rapor, hâkimin takdirine bırakılması gereken hukuki bir nitelendirme içeriyor mu?
Bu kontrol listesi bir bilirkişi raporu ve uzman görüşü için aynı şekilde kullanılabilir. Karşı tarafın sunduğu uzman görüşü de aynı ölçütlerle değerlendirilmeli ve eksiklikleri dilekçede somut olarak gösterilmelidir.
Kısa Değerlendirme
Bir bilirkişi raporu ve uzman görüşü, ulaştığı sonuçla değil, dayandığı yöntemin ve bulguların açıklığıyla değer kazanır. Belgenin hangi materyale dayandığı, hangi yöntemle hazırlandığı ve sonucun bulgulara nasıl bağlandığı açıkça görülebiliyorsa, mahkemenin ve tarafların denetimi de kolaylaşır. Dosyanızdaki bir raporu teknik açıdan değerlendirirken yukarıdaki ilkeleri ve bölümleri bir kontrol çerçevesi olarak kullanabilirsiniz.
Sonuç: Süreleri Kaçırmayın, İtirazı Bilimsel Temele Oturtun
Bilirkişi raporu davanın sonucunu çoğu zaman belirleyen delildir. Hukuk davalarında iki haftalık itiraz süresi, bilirkişinin reddinde bir haftalık süre ve avans için verilen kesin süreler kaçırılmamalıdır. Rapordaki teknik hata ve eksikliklerin bir uzman görüşüyle ortaya konulması, mahkemenin ek rapor ya da yeni bilirkişi incelemesi yoluna gitmesini kolaylaştırır.
Adli Çözümler Akademisi olarak dosyanızdaki bilirkişi raporunu ön değerlendirmeden geçirip, ilgili uzmanlık alanında uzman görüşü ve bilimsel mütalaa hazırlıyoruz. Bize iletişim formu veya 0545 235 29 19 üzerinden ulaşabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için süre ve usul bakımından avukatınızla birlikte değerlendirme yapmanız önerilir. Kavramların kısa tanımları için Adli Bilimler Sözlüğü'ne göz atabilirsiniz.









