Belge sahteciliği ile karşılaşılan durumlarda sıklıkla karşılaşılan belge türleri şunlardır: çek, senet, bono, abonelik sözleşmesi, protokol, vekâletname, nüfus cüzdanı, ehliyet, satış sözleşmesi, kira sözleşmesi vb. bunların yanı sıra, mektup veya el yazısı gibi belgeler de delil niteliği taşıyabilir ve belge sahteciliğine konu olabilir. Bu nedenle, bu tür belgelerin orijinal olup olmadığı, üzerinde oynama yapılıp yapılmadığı da adli belge inceleme ve grafoloji uzmanları tarafından incelenmelidir.
Adli belgeler, kişinin hayatını ve geleceğini maddi ve manevi olarak etkileyebilecek önemli evraklardır. Bu nedenle, resmi veya özel bir belge üzerinde sahtecilik yapmak, ciddi bir suçtur. Türk Ceza Kanunu’na göre, resmi belgede sahtecilik yapan kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılırken, özel belgede sahtecilik yapan kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılır. Belgenin sahte olup olmadığının tespiti ise imza inceleme uzmanının yapacağı teknik ve fiziki inceleme ile mümkündür. Bu inceleme sonucunda verilen imza inceleme bilirkişi raporu, savcılık veya mahkeme tarafından dikkate alınır. Soruşturma ve kovuşturma sürecinde, ilgili makamın bilirkişi ataması yanında, tarafların da HMK 293 ve CMK 67/6. maddelerine göre kendi uzmanlarından alacakları raporları delil olarak sunma hakları vardır. Bu hak, soruşturma veya kovuşturmanın daha adil ve hızlı bir şekilde yürütülmesine ve yargının doğru karar vermesinde önemli bir rol oynamaktadır.




Comments are closed